Connect with us

Analiz

Çıkarılan Varlık Barışı yasaları, Türkiye’yi Almanya’nın kara para cenneti yaptı

Türkiye’de hiçbir hükumetin daha önce çıkarmadığı ‘Varlık Barışı’ yasaları AKP’nin rutini haline geldi. Bu yasanın denetimsizliği ise uyuşturucudan kazanılanlar gibi kara parayı Türkiye’ye çekti. Sadece Almanya’da 2 yılda yapılan operasyonlarda 1,8 milyar Euro’nun Türkiye’ye yasadışı yollarla sokulduğu ortaya çıktı. Uygulama Türkiye’nin itibarını da ciddi şekilde zedeliyor.

BOLD – Türkiye’de 2016’dan sonra otomatik hale getirilen ve yurtdışından kaynağı belirsiz para getirenlere hiçbir hesabın sorulmadığı ‘Varlık Barışı’ yasaları Türkiye’yi Almanya’nın kara para cenneti yaptı.

Almanya’da 2019 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda 1,8 milyar Euro civarında kara paranın bu ülkeden Türkiye’ye sokulduğu ortaya çıktı.

Her 2 operasyonda da yakalanan kişilerin parayı ‘Hawala’ (Arapça – havale) adı verilen ve ‘güvenilir aracılar’ üzerinden yürütülen bir sistemle Türkiye’ye aktardığı ortaya çıktı.

Almanya’daki uzmanlar Varlık Barışı’nın kişileri suça teşvik ettiğini ve Türkiye’nin uluslararası itibarına zarar verdiğini belirtiyor.

2019 YILINDA ORTAYA ÇIKARILAN ÇETE

Almanya’da 2019 yılında düzenlenen kapsamlı bir operasyonla yasadışı para transferi yaptığı belirlenen 7 kişi hakkında bu yılın Mart ayında Düsseldorf Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlanmıştı.

Suç örgütü oluşturmak, silah ve ödeme hizmetleri yasalarına muhalefet etmekle suçlanan sanıkların yasadışı yollarla toplamda 213 milyon Euro’yu Almanya dışına havale ettikleri ifade edilmişti. İddianamede, havalelerin büyük bir bölümünün Türkiye’ye yapıldığına dikkat çekildi.

İddianamede, sanıkların müşterilerine resmi izinle çalışan banka ve mali hizmet veren kuruluşlar dışında para göndermek imkanı sunmak için “Hawala” adlı bir düzenek kullandıkları ve bu sistemle günde 1 milyon euroya kadar başta Türkiye olmak üzere Almanya dışına para gönderdikleri ileri sürüldü.

İddianamede suç çetesinin lideri olarak tanımlanan kişi de yasa dışı yollarla 2 bin 367 havale gerçekleştirmekten sorumlu tutuldu.

1,6 MİLYAR EURO DEĞERİNDE 7,5 TON ALTIN TÜRKİYE’YE SOKULDU

 

Temmuz ayının ilk günü Alman medyasına düşen haberde ise Köln kentinde faaliyet gösteren bir kaçakçılık çetesinin Türkiye’ye yasa dışı yollardan 1,6 milyar euro değerinde 7 buçuk ton külçe altın soktuğu iddia edildi.

Köln Savcılığı, soruşturmanın 3’ü gözaltında olmak üzere 53 zanlıyı kapsadığını bildirdi.

Çetenin Almanya’da Ocak ayında çok sayıda şehirde Türk kuyumculara yapılan baskınlarda elde edilen bilgiler sonucunda ortaya çıktığı kaydedildi.

HOLLANDA’DAKİ UYUŞTURUCU PARASI

Söz konusu altının Hollanda’daki uyuşturucu ticaretinden elde edilen ya da nargile tütünü ile karaborsadan toplanmış paralarla alındığı ve hedefin para aklamak olduğu belirtildi.

Bu çetenin de ‘Hawala’ adlı yasadışı sistemle 1,6 milyar dolar değerindeki 7,5 ton altını Türkiye’ye soktuğu kaydedildi.

ÇETE LİDERİ TÜRKİYE’DE ARANIYOR

Savcılık, örgütün ele başı olarak İstanbul’da yaşayan altın-mücevher toptancısı Turan S.’den şüphelenildiğini belirtti. Yapılan açıklamada, S.’nin Türkiye’de arandığı kaydedildi.

Alman makamlarının, Türkiye’deki elebaşı ile ilgili bir adli yardım talebinde bulunup bulunmadığı bilinmiyor.

Şüpheliler, kara para aklama, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, Ödeme Hizmetleri Denetim Yasası’nın (ZAG) ihlâli ve çete kurmakla suçlanıyor.

HAWALA SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?

Hawala, Almanya’da geleneksel bankacılık dışında para göndermek için kullanılan 100 yıllık bir geçmişe sahip bir sistem. Sistem Ortadoğu kaynaklı olduğu için havalenin Arapça söylenişi ile biliniyor.

Hawala sistemi kişi ya da şirketlerin, bulundukları ülkelerin dışındaki kişi ve kuruluşlara mevcut uygulama ve kuralların dışında, dolasıyla kayıt altına alınmadan para transfer edilmesini sağlıyor.

Küresel finans sisteminin dışına çıkılan bu sistemde para ‘güvenilir aracılar’ üzerinden aktarılıyor. Örneğin Almanya’daki güvenilir aracı parayı teslim aldığını bir diğer ülkedeki ortağına bildiriyor. O da aynı tutarı, almış gibi ödeme yapılması gereken kişiye teslim ediyor. Bu transfer elektronik ortamda kayıtlara geçmiyor.

Hawala sistemi günümüzde yaygın olarak kullanılan Pay-Pal adlı ödeme yönteminin ilkel bir versiyonu olarak da görülebilir. Sistem şöyle işliyor: Örneğin A adlı müşteri Almanya’daki bir finansal hizmet sağlayıcısına veya kuyumcuya nakit ödeme yapıyor. Türkiye’de bulunan B adlı alıcı ise bulunduğu kentteki anlaşmalı kuyumcudan, komisyon düşüldükten sonra Almanya’da ödenen miktarın karşılığını teslim alıyor. İki arabulucu daha sonra komisyonu aralarında pay ediyorlar. Bu şekilde, para akışı kayıtlara geçmiyor ve transferin takibi mümkün olmuyor.

Kuyumcunun Almanya’da tahsil ettiği havale bedeli ise altına dönüştürülüyor. Bu paralar karşılığında Almanya’da satın alınan eski altınlar külçe haline getirildikten sonra paravan şirketler aracılığıyla Türkiye’ye ihraç ediliyor. Türkiye’de herhangi bir vergiye tabi olmadan alıcısına ulaştırılıyor.

Almanya’da bu tür ticari para işlemleri için, şirketlerin Bankacılık Denetleme Kurumu’ndan (BaFin) izin alması gerekiyor. Lisans olmadan yapılan bu tür havale işlemleri yasa dışı olarak kabul ediliyor. Kara para aklama suçu kapsamında değerlendiriliyor.

10 YILA KADAR HAPİS

Suç çeteleri ve radikal terörist grupların uzun zamandır yasa dışı para transferlerini gerçekleştirmek için Hawala sistemine başvurduğu biliniyor.

Alman yasalarına göre kara para aklayan ya da aklanmasına katkıda bulunanlar 3 ay ila 5 yıl hapis cezasına çarptırılabiliyor. Ancak suç örgütlü bir şekilde işlenmişse bu ceza 6 aydan 10 yıla kadar hapis olabilir.

VARLIK BARIŞI SUÇA TEŞVİK EDİYOR

Alman medyasına konuşan uzmanlar, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının vergi incelemesine tabi olmadan Türkiye’de değerlendirmek üzere başlatılan Varlık Barışı uygulamasının da bu yöntemi teşvik ettiğini ifade ediyor.

Ayrıca uzmanlara göre bu durum Türkiye’nin uluslararası itibarına da zarar veriyor.

İLK VARLIK BARIŞI 2008 YILINDA YAPILDI

Varlık Barışı, yurtdışı ve yurtiçindeki para, altın, döviz, sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar gibi servetlerin kaynağı sorulmadan ekonomik sisteme dahil edilmesi anlamına geliyor. Cumhuriyet tarihinde AKP iktidarı dışında hiçbir hükumetin başvurmadığı Varlık Barışı, Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Temmuz ayı başında yeniden 6 ay uzatıldı.

AKP hükumeti, Varlık Barışı düzenlemesini ilk defa 2008 yılında çıkardı. Yurtdışı ve yurtiçinde para, altın, dövizi bulunan kişiler 2008 yılında bu uygulamaya ciddi ilgi gösterdi. 47,3 milyar liranın Hazine ve Maliye Bakanlığı’na kaydedileceği beyan edildi. Bu paralardan 1 milyar 600 milyon lira vergi kesildi. Bu verginin ne kadarının tahsil edildiği ise açıklanmadı.

VERGİ İSTENEN SON BARIŞ 2013’TE YAPILDI

İkinci Varlık Barışı ise 2013 yılında çıkarıldı. 2008 yılında olduğu gibi mal varlıklarının sisteme girişi karşısında yüzde 2 vergi uygulandı. Türkiye’ye getirmek üzere 69 milyar 830 milyon liralık varlık beyan edilirken, 1 milyar 480 milyon lira vergi tahakkuk ettirildi. Ancak 8 milyar 500 milyon lira tutarındaki varlık için 170 milyon vergi tahsil edilebildi.

15 TEMMUZ SONRASI İNCELEMESİZ ‘BARIŞLAR’

Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde iki kez Varlık Barışı yasası çıkaran AKP hükumeti, Cumhurbaşkanlığı döneminde de bu düzenlemeden vazgeçmedi. 2016 yılında öncekilerden farklı olarak nereden kazanıldığı bilinmeyen varlıkların sıfır vergi ve incelemeden sisteme kaydedilmesinin önü açıldı. Bu çerçevede getirilen para, döviz altının Mali Suçları Araştırma Kurulu, Gümrük, Gelir İdaresi ve Vergi denetimlerinin dışında tutuldu. 2016 yılından sonraki barışlarda kaç kişinin ne kadar varlığını sisteme kaydettiği açıklanmadı.

İKİ YILDA 32 MİLYAR TL AKLANDI

Varlık Barışı, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sürekli uzatıldı. 2018 ve 2019 yıllarında da Varlık Barışı yapıldı. 2018’de 16 milyar lira, 2019 yılında 17 milyar liralık para denetimsiz ve vergisiz sisteme dahil edildi.

2020 yılında altıncı kez çıkarılan yasa ile yurtdışındaki para, altın, döviz, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların 30 Haziran 2021 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirim süresi tanındı. Gerçek ve tüzel kişiler, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirmeleri halinde sıfır vergi ve denetimsizce mallarını kullanabiliyor.

Erdoğan 2021’de sone eren süreyi önce Temmuz ayına, ardından da 2021 yılı sonuna kadar uzattı.

AKP ve Erdoğan’ın vazgeçemediği Varlık Barışı yasalarıyla bugüne kadar 150 milyar liranın ekonomiye girdiği tahmin ediliyor.

Son yıllarda çıkarılan yasa çerçevesinde artık ekonomiye ne kadar paranı girdiği de açıklanmıyor.

Deutschebank yıl sonu dolar tahminini 9,50 TL’ye yükseltti

Analiz

CHP’nin Kılıçdaroğlu ısrarına eleştiriler artıyor: Uygun aday değil

CHP’lilerin cumhurbaşkanlığı için adayın genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun olacağını açıklaması eleştirileri beraberinde getirdi. Sosyal medyada yorumlarını paylaşan muhalif birçok isim, Kılıçdaroğlu’nun uygun aday olmadığı konusunda hemfikir…

BOLD ANALİZ – Kamuoyu araştırmalarında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karşısında en az oyu alan isim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. CHP’nin Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda ısrarcı olması eleştirileri beraberinde getirdi. Sosyal medyada Kılıçdaroğlu’nun uygun aday olmadığı eleştirileri giderek artıyor.

“CHP’NİN ADAYI KILIÇDAROĞLU”

CHP’li birçok isim seçimlerde cumhurbaşkanı adaylarının genel başkanları Kemal kılıçdaroğlu olacağını açıkladı. Son olarak CHP Grup Başkanvekili Engin Altay dün İstanbul’da yapılan mitingde “Mırın kırın etmenin anlamı kalmadı. ‘Gönlümüzün adayı Kılıçdaroğlu’ deniyordu, o ‘gönlümüzün’ kısmı biraz kalktı. CHP’nin adayı Kılıçdaroğlu” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

“TÜRKİYE’NİN İKİNCİ BİR ŞANSI YOK”

CHP’nin Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusundaki ısrarı eleştirilere yol açtı. Diken.com.tr yazarı Levent Gültekin, “Kılıçdaroğlu aday olursa” başlıklı yazısında “Kapalı kapılar ardında Kemal Bey’i adaylık için cesaretlendirenleri, aday olması için teşvik edenleri, daha şimdiden kampanya hazırlığı içinde olanları toplumun bilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek, demokrasiye dönüş konusunda Türkiye’nin ikinci bir şansı olmadığı uyarısında bulundu.

KILIÇDAROĞLU’NUN KARİZMA VE PERFORMANSI YOK

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Berk Esen ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili yaptığı paylaşımda, “KK adaylığında zaten sıkıntı tam da bu. Kılıçdaroğlu dürüst bir insan, partide önemli değişimlere de imza attı. 2019 yerel seçiminde büyük rolü var. Ama bu kadar zorlu, kritik seçime gidilirken tüm muhalif seçmenlerin kafasından şüpheleri atacak bir hazırlık, karizma ve performansı yok. Keşke olsaydı” dedi. Esen, Türkiye’yi Erdoğan  rejiminden kurtaracak aday ve kadro konusunda kumar oynanmaması gerektiğini kaydetti.

KAZANAMAYACAK TEK ADAY KILIÇDAROĞLU

Sözcü gazetesi yazarı Murat Muratoğlu ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili yaptığı paylaşımda, “Kılıçdaroğlu temiz, dürüst bir siyasetçi ama… Kazanmayacak tek aday! Muhalefet partileri o kadar kafayı sıyırmış olamaz… Seçim stratejisi falan di mi bu?” dedi.

Yunanistan’a ulaşan sığınmacıları, Türkiye’ye çalışan çete geri itti

Okumaya Devam Et

Analiz

Selçuk Tepeli’nin bardak fırlatması: Özgür medyaya olan açlığın fotoğrafı

Çiftçinin haline üzülen FOX TV ana haber spikeri Selçuk Tepeli’nin bardak fırlatması Türkiye’de özgür medyaya olan açlığın fotoğrafını ortaya koydu. Habertürk gazetesinde çalışırken AKP Hükumetini eleştiren haberler yapamayan Tepeli, yandaş olmayan FOX televizyonunda kendini buldu.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de medyanın hali pürmelali Selçuk Tepeli üzerinden dönen tartışmalarda kendini gösterdi.

YANDAŞ MEDYA VE TROLLERDE SELÇUK TEPELİ ÖFKESİ

Mazot ve gübre fiyatlarına gelen zamlar yüzünden tarlasını ekemeyen çiftçilerin haberini sunarken tepki göstermesi medyayı da ikiye böldü. Havuz medyası ve ak troller Tepeli’nin görevden alınmasını FOX TV’ye de RTÜK’ün ceza kesmesini istedi. Tepeli’ye destek verenler ise “Bu tepki zamlar altında inleyen halkın tepkisidir” görüşünde birleşti.

ŞÖHRETİ YAKALAYAN FATİH PORTAKAL UNUTULDU

Vatandaşın sıkıntılarını gündemine alan haberler hazırlayan FOX ekibinin bütün sunucuları gündeme oturuyor. FOX muhabir ve kameramanlarının halkın içinden haberlerini sunan Fatih Portakal, ekrandayken herkesin görüşünü merak ettiği isim haline gelmişti. Kanaldan ayrıldıktan sonra şöhreti biten Portakal’ın YouTube kanalı gerekli ilgiyi görmüyor.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA’NIN SALVO ÖZGÜRLÜĞÜ

Medyanın yüzde 95’inin AKP ve Erdoğan yanlısı haberler yaptığı Türkiye’de FOX kanalındaki zam, geçim sıkıntısı, borç altında ezilen çiftçi haberleri büyük ilgi görüyor. Aynı kanalda sabah haberlerini sunan İsmail  Küçükkaya’nın herkesi eleştirme konforu da FOX’un bu gücünden kaynaklanıyor.

Portakal, Küçükkaya ve Tepeli’nin haber sunma tarzları Erdoğan Türkiye’sinde medya özgürlüğünü olan açlığı gözler önüne serdi.

Yandaş Kütahyalı’dan ‘seçimi kaybetse de Erdoğan koltuğu bırakmayabilir’ iması

Okumaya Devam Et

Analiz

Türkiye’de genç olmak

Türkiye genç olmak ateşten gömlek giymek demek. Paşaların kahraman ilan edildiği koca darbe gençlere yıkılıyor, bir twit attığı için gençlerin hayatları karartılıyor, Erdoğan aleyhine slogan atılan bir yerde bulundukları için okudukları lise gözaltına alınıyorlar. Ya da bir iftara katıldı diye final sınavları zamanı tutuklanıyorlar. AKP tarafından sistematik şekilde baskıya maruz kalan gençlerin ülkeyi terk edenler içerisindeki oranı da dikkat çekici.

BOLD – AKP iktidarının gençlerle yıldızı hiç barışmadı. Siyasi eleştirilerini sosyal medyadan paylaşan yüzbinlerce genç, nezarethane ve cezaeviyle tanıştı.

15 Temmuz’daki askeri kalkışma sonrası Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları kahraman ilan edilirken, koca darbede ihale çoğu çocuk yaştaki harbiyeli öğrencilere kaldı.

Birçok askeri öğrenci darbeye teşebbüsten müebbet hapisle cezalandırılırken, o yıl 13-14 yaşlarında olan askeri lise öğrencileri de 18’ine basar basmaz gözaltına alındı.

Önceki gün hakkında soruşturma başlatılan, 25 yaşındaki bir askeri öğrenci haksızlığa isyan ederek intihar etti. Bilgiyi paylaşan Askeri Öğrenci Komitesi platformu, intihar eden gencin ağabeyinin de tutuklu bir askeri öğrenci olduğunu belirtti.

HEDEFTE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

Hizmet Hareketi mensubu oldukları gerekçesiyle ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerde okuyan öğrenciler, final sınavları döneminde gözaltına alınmaya başladı.

15 Temmuz’dan bu yana 6 yıl geçmesine rağmen, iktidar güdümündeki yargı ülkenin gençlerini sudan sebeplerle cezalandırmaya deva ediyor.

Karabük’te gözaltına alınan 14 üniversite öğrencisinden 3’ü tutuklandı. Katıldıkları iftar yemekleri tutuklanan öğrencilerin aleyhinde delil olarak kullanıldı.

Karabük’te bir haftadır gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden sonra, dün de aralarında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin de yer aldığı 50 kişi gözaltına alındı.

LİSELİLERE OKULDA GÖZALTI

Dünya Kadınlar Gününde, Erdoğan aleyhine atılan sloganlar yüzünden dün 2 liseli okudukları okulda gözaltına alındı.

Son birkaç günde yaşananlar gençlere yönelik tahammülsüzlüğü gözler önüne sererken, sosyal medyada kullanıcılarının da dikkatini çeken durum “Türkiye’de genç olmak” etiketiyle gündeme yerleşti.

Türkiye’deki baskıya dayanamayan gençlerse çareyi ülkeyi terk etmekte buluyor. Türkiye’den göç edenler arasında gençlerin oranı dikkat çekiyor.

TÜİK’in verilerine göre, Türkiye’den yurtdışına göç eden nüfus içinde yüzde 15.2 ile en büyük dilimi ‘25-29 yaş grubu’ oluşturdu. Bu yaş grubunu yüzde 13 ile 30-34 ve yüzde 12.6 ile de 20-24 yaş grubu takip etti.

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar