Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yusuf Bilge Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti

KHK’lı Yusuf Bilge Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti. Ailesi ve çocukları ayakta durmaya çalışırken savcılık etkin soruşturma yapmamak için direniyor.

BOLD – KHK’lı Yusuf Bilge Tunç, 6 Ağustos 2019 günü Siyah Transporter’la zorla kaybedildi. Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti.

KHK ile ihraç edildikten sonra karton bardak ve ambalaj malzemesi satarak geçimini sağlayan Tunç’un ailesi kaçırıldıktan sonra yaptıkları başvurlarda diğer kaçırılma vakalarındaki durumlarla karşılaştı. Savcılık, kamera kayıtlarını toplatmadı, cep telefonu sinyal bilgilerini inceletmedi. Ailenin kendi çabalarıyla topladıkları deliller ise emniyet ve savcılık arasında gidip geldi. Tunç’un 45 gün sonra terkedilmiş halde bulunan aracında, ailenin defalarca başvuru yapmasına rağmen delil incelemesi yapılmadı. Aile, parmak izi ve olası delillerin korunabilmesi için araca aylarca dokunmadı. Savcılığın inceleme yaptırmayacağı anlaşıldıktan sonra aile aracı temizletip satışa çıkarınca, savcılık aniden delil incelemesi kararı aldı.

Baba Mustafa Tunç, savcılıkla verdiği mücadeleyi anlatıyor:

“Arabasını kaçırıldıktan 45 gün sonra GİMAT’ın ıssız bir yerinde bulundu. Polis çağırdık, tutanak tutuldu ama olay yeri incelmesi yapılmadı. Savcılığa başvurduk. Arabayı 35 gün orada tuttuk. Savcı olay yeri incelemesi yaptırmayacağını bizzat avukata söyledi. İtiraz ettik, yine yaptırmadı. 35 gün sonra çektik arabayı. Savcı değişti. İkinci savcı olay yeri incelemesi talep etti. 6 ay sonra inceleme yapıldı. Biz arabayı o zaman satışa çıkartmak için temizledik ve tamirini yaptırmıştık ve arabayı şu anda sattık.”

MOBESE KAMERALARININ NUMARALARI VERİLMESİNE RAĞMEN GÖRÜNTÜLER TOPLANMADI

Oğlunun bulunması için hiçbir insani hassasiyet gösterilmediğini ifade eden Tunç, “Ailesine kızıp evden kaçan bir insan gibi aradılar oğlumu. HTS kayıtlarının incelenmesini istedik. 11. ay bitiyor, HTS kaydı incelemesi daha sonuçlanmadı. Olaydan hemen sonra gelinimle birlikte güzergahtaki MOBESE kayıtlarının numaralarını aldık, savcılığa bildirdik, incelenmesini istedik, bu konuda da hiçbir inceleme yapılmadı.  Olay yeri inceleme 6 ay sonra, HTS kayıtları 10 ay sonra istendi, hala sonuçlanmadı, MOBESE kaydı ile ilgili herhangi bir araştırma yok. Dosyada bol bol yazışma var. O ona bu buna yazmış. Arayıp bulma konusunda ciddi bir araştırma yapılmadığını görüyoruz.” dedi.

ULUSLARARASI HUKUKA BAŞVURU

Yerel hukuktan sonuç alınamayınca Tunç ailesi uluslararası kurumlara başvurdu. Birleşmiş Milletler’e ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de başvuru yapıldı. Yusuf Bilge Tunç’un akıbetini Türkiye’ye soran BM’ye ulusal makamlar “O kişiyi biz de arıyoruz.” cevabını verdi. AİHM ise Yusuf Bilge Tunç’un bulunması için Ekim 2020’ye kadar süre tanıdı. AİHM’si 2019 yılında kaçırılan 6 kişi için de Eylül 2019’a kadar süre vermişti. Süre dolmak üzereyken 6 isim, Ankara Emniyet Müdürlüğünde ortaya çıkmıştı.

“DEVLETTE OLDUĞUNA EMİNİZ”

Aile, Tunç’un devlet tarafından kaçırıldığına emin. Kaçırılma olayından sonra devlet görevlilerinin delilleri toplamamaktaki direnişi bunun en önemli göstergesi. Kamera görüntülerinin belli bir noktanın ötesinde bulunamayışı, Tunç’un aracının daha önce ailenin aradığı bölgeye içi boşaltılmış olarak sonradan getirilip bırakılması, savcının tüm ısrarlara rağmen araçta delil arama talimatını vermeyişi bunun en önemli göstergeleri.

ÜÇ ÇOCUĞU VAR

Zorla kaybedilen Yusuf Bilge Tunç, “Mülkiye” olarak bilinen Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olduktan sonra kamuda Mali Hizmetler Uzmanı olarak görev yapmaya başlamıştı. OHAL döneminde “iltisak ve irtibat” gerekçesiyle önce açığa alınan Tunç, ardından KHK’yla ihraç edildi. 10, 7 ve 3 yaşlarında üç çocuğu bulunan Tunç, ailesinin geçindirmek için ambalaj malzemeleri alım satımıyla uğraşıyordu.

İŞKENCE ÇİFTLİĞİ

Bugüne kadar kaçırılanların verdiği bilgilere göre, siyah Transporter’la kaçırılanlar MİT’in Çiftlik olarak tabir edilen Ankara’daki Anadolu Bulvarı ile Marşandiz’in kesiştiği noktadaki merkezine götürülüyorlar. 2016 ve 2017’de kaçırılanlardan bir kısmı, “Çiftlik”e götürülmeden önce birkaç ay Ankara Yenimahalle’deki MİT’in merkez karargahında tutuldular ve ardından Çiftlik’e götürüldüler. Burası MİT’in Özel Operasyonlar Merkezi olarak biliniyor. Bu merkez 80’li yıllarda solcuların götürüldüğü işkence merkeziydi. 15 Temmuz’dan önce yenilenen merkezde Gülen Hareketi üyelerinin yanı sıra Suriye’den getirilen bazı Kürtlerin de işkence gördüğü belirtiliyor.

Ayten Öztürk ve Zabit Kişi ise yurt dışından kaçırıldıkları için MİT’in Yurt Dışı Operasyonlar Birimi tarafından farklı bir yere götürüldüler. Ankara Esenboğa Havalimanı yolunda Saray Tesisleri olarak bilinen yerdeki MİT’in yerleşkesinde bulunan merkezde Zabit Kişi ve Ayten Öztürk ağır işkence gördü.

Kaçırılanlardan, Zabit Kişi, Ayten Öztürk, Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Mesut Geçer, Önder Asan ve Ümit Horzum yaşadıklarını aylarca süren sistematik işkenceyi mahkeme huzurunda anlattılar. Anlatımlar resmi mahkeme tutanaklarına geçti.

KAÇIRILANLAR

Kaçırılan kişilerin çoğundan aylarca haber alınamazken, bazıları aylar sonra Emniyet’e yasa dışı biçimde teslim edildi. Tamamı aylarca ağır işkence gördüklerini beyan ettiler. Kaçırılan kişilerden bazılarından ise bir daha haber alınamadı. Sunay Elmas, Ayhan Oran ve Yusuf Bilge Tunç halen kayıp.

Sunay Elmas(27 Ocak 2016), Ayhan Oran (1 Kasım 2016). Mustafa Özgür Gültekin (21 Aralık 2016), Durmuş Ali Çetin(17 Mayıs 2017), Hüseyin Kötüce (28 Şubat 2017), Mesut Geçer (26 Mart 2017), Turgut Çapan (31 Mart 2017), Önder Asan(1 Nisan 2017) Cengiz Usta(4 Nisan 2017), Mustafa Özben(9 Mayıs 2017), Fatih Kılıç(14 Mayıs 2017), Cemil Koçak (5 Haziran 2017), Murat Okumuş(16 Haziran 2017), Enver Kılıç (30 Eylül 2017),  Zabit Kişi (30 Eylül 2017), Hıdır Çelik (6 Aralık 2017), Ümit Horzum (6 Aralık 2017), Ayten Öztürk (13 Mart 2018), Orcun Şenyücel (21 Nisan 2018), Hasan Kala(20 Temmuz 2018), Fahri Mert(12 Ağustos 2018), Ahmet Ertürk(16 Kasım 2018), Gökhan Türkmen (7 Şubat 2019), Yasin Ugan(12 Şubat 2019), Özgür Kaya(12 Şubat 2019), Erkan Irmak(16 Şubat 2019), Mustafa Yılmaz(18 Şubat 2019), Salim Zeybek(20 Şubat 2019), Yusuf Bilge Tunç (6 Ağustos 2019)

Gündem

Erdoğan şirketlere el koyduğunu unutup, konuşanları eleştirdi

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan Gaziantep’te vatandaşlara çay dağıttı. Çayların dağıtıldığı anda sosyal mesafeye uyulmaması dikkat çekti. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şirketlere el koymaktan bahsedenlerin amacının ülkenin yeniden bataklığa saplanması olduğunu öne sürdü.

BOLD – Gaziantep 5. Organize Sanayi Bölgesi bölgesi açılışı için Gaziantep’te olan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan otobüsünden halka çay dağıttı. Erdoğan’ın çay dağıttığı anlarda sosyal mesafeye uyulmaması dikkat çekti.

GİRESUN’DA AFETZEDELERE DE DAĞITMIŞTI

Daha önce de sel felaketinin yaşandığı Giresun’da otobüsün üstünden halka çay dağıtan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan eleştiri odağı olmuş ve halkın sosyal mesafeye uymadığını belirterek onları suçlu bulmuştu.

TÜRKİYE ULUSLAR ARASI ŞİRKETLERİN ÜRETİM ÜSSÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te yaptığı konuşmada, uluslararası şirketlerin alternatif üretim üssü arayışlarında Türkiye’nin adının artık daha fazla zikredildiğini öne sürerek, “Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli iş gücü, sağlık ve ulaşım altyapısıyla ülkemizin yıldızı daha çok parlıyor. Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir” dedi.

ŞİRKETLERE EL KONULMASININ KONUŞULMASINI ELEŞTİRDİ

“Kim 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde özel sektörü düşmanlaştırıyorsa onun ülkemizin kalkınmasıyla ilgili hassasiyeti yoktur. Her kim şirketlere el koymaktan bahsediyorsa, onun amacı ülkemizin yeniden bataklığa saplanmasıdır” diyen Erdoğan, “Her kim devlet ile özel sektörün işbirliğini acımasızca eleştiriyorsa onun hedefi Türkiye’yi yurt dışına bağımlı kılmaktır. Kalkınmayı, güçlenmeyi savunan özel sektöre düşmanlık yapmaz” dedi.

Türkiye’de vefat sayısı 8 bine yaklaştı

Okumaya devam et

Gündem

Eski vekil koronadan yaşamını yitirdi

Eski Gümüşhane Belediye Başkanı, 25. Dönem Gümüşhane Milletvekili ve İBB’ye bağlı iştiraklerden İSTAÇ’ın Genel Müdürü Mustafa Canlı, Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybetti.

BOLD – İSTAÇ’ın Genel Müdürü Müdürü Mustafa Canlı, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Canlı, Gümüşhane eski Belediye Başkanlığı görevini ve 25. Dönem milletvekilliği görevlerini yürütmüştü.

25. DÖNEM GÜMÜŞHANE MİLLETVEKİLİYDİ

İyi Parti’den yapılan açıklamada, “Eski Gümüşhane Belediye Başkanı, 25. Dönem Gümüşhane Milletvekili, İyi Parti Gümüşhane Belediye Başkan Adayı ve İBB’ye bağlı iştiraklerden İSTAÇ’ın Genel Müdürü Mustafa Canlı, Covid-19 sebebiyle hayatını kaybetmiştir” denildi.

İMAMOĞLU BAŞSAĞLIĞI MESAJI YAYINLADI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yayınladığı mesajda Canlı için baş sağlığı dileklerinde bulundu. İmamoğlu, “Kıymetli çalışma arkadaşımız, İSTAÇ Genel Müdürümüz Mustafa Canlı’yı Kovid sebebiyle kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Kendisine Allah’tan rahmet; yakınlarına, sevenlerine ve İBB ailemize başsağlığı dilerim” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de vefat sayısı 8 bine yaklaştı

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de vefat sayısı 8 bine yaklaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 71 kişinin hayatını kaybettiğini, toplam can kaybı sayısının 7 bin 929’a yükseldiğini açıkladı. 

 BOLD – Sağlık Bakanlığı’nın resmi verilerini paylaşan Bakan Fahrettin Koca, 1511 yeni vaka tespit edildiğini korona nedeniyle 71 kişinin daha hayatını kaybettiğini belirtti. Böylece toplam ölü sayısı 7 bin 929’a, vaka sayısı 312 bin 966’ya yükseldi. 

Bakan Koca’nın paylaşımında “Bugün tespit edilen 1.511 yeni hastamız var. Hasta sayısındaki düşüş işareti bizi tedbirlere daha sıkı tutunmaya davet ediyor. Ağır hasta sayımızda da artış hızı azalma eğiliminde. Birlikte mücadele tedbirlere birlikte uyarak mümkün.” uyarısında bulundu.  

Dilinizin ucunda kırmızı-beyaz sivilceler varsa Kovid olabilirsiniz

 

Okumaya devam et

Popular